Doğmamış Bebeğin isyanı

Doğmamış Bebeğin isyanı
12 Aralık 2016 tarihinde eklendi, 653 kez okundu.

Anne, hatırlıyor musun; rahmine tutunduğumu ilk öğrendiğin ânı? Eğilip karnına doğru;
“Hoş geldin bebeğim! Bayram sabahlarını heyecanla bekleyen çocukluğuma götürdün beni, teşekkür ederim.” Sıcacık nefesin ve sesinle ilk defa o gün tanıştım. Kıyamadım seni bırakıp gitmeye. Oysa çok ağladım cennetten saldıklarında dünyaya ruhumu. Kırılma, alınma sakın! Senin beni çok seveceğini, koruyup kollayacağını sesindeki aşk dolu nağmeden hissetmiştim. O yüzden hemen gidemedim, bir yarımı koparmak üzereyken fısıldadın bana “Gitme” der gibi.
Biliyorum gidersem çok üzüleceksin, daha yüzümü bile görmeden yıllarca yasımı tutacaksın. Ama kalırsam da bir gün nedensiz yere alacaklar beni senden. O zaman ete kemiğe bürünen suretime ve varlığımın sana verdiği güce veda etmek daha çok kahredecek seni. Öfkeye boğacaklar seni, kahır dolduracaklar eteklerine…
Anne! Beni zulümle kuşanmış bu dünyaya getirme. Çocukların ağladığı, yağmalandığı, ruhlarının küçücük yaşlarda parçalandığı, sokaklarda ölüme terkedildiği dünyaya doğurma. Sevgiden, inancın hikmetinden yoksun, kötülüğün volta attığı, iyiliğin unutulduğu bir aleme getirme beni. Senin beni doğurabilmek için çektiğin onca acı, hüzün olup kuşatmasın ruhunu.
Sabırla dokuz ay boyu sırtına yük edeceksin beni, bilirim bir kere bile şikâyet etmeyeceksin bundan. Sabahlara kadar başımda uykunu feda edeceksin, bir lokma daha fazla yiyeyim diye aşını böleceksin. Bir damla gözyaşı döksem, kalbin sızlayacak. Oya gibi işleyeceksin her yaşımı, üzerime titreyeceksin düşüp de bir yerim incinmesin diye. Hasta olduğum geceler dua dilinden düşmeyecek. Bilirim annem, sen beni şahane seveceksin. Ama korkuyorum, getirme beni bu dünyaya… Ya bir gün kahpe kör bir kurşuna hedef olursam? Sen ardımdan ağlama diye çünkü onlar bilmiyorlar senin tek damla gözyaşının bile bir bedeli olacağını…
Ayla Kapıcı

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git