Hadsiz Kelamlar…

Hadsiz Kelamlar…
14 Nisan 2016 tarihinde eklendi, 866 kez okundu.

typewriter-801921_960_720HADSİZ KELAMLAR

Bu ülkede kitap okunmuyor diye dert yanıyor yurdumun aydın insanları. Türkiye okumuyor, Türkiye yazıyor. Her önüne gelen almış kalemi eline düzinelerce kelam diziyor. Yazarcıklar, şairciklerle dolu etrafımız. Elbette bunca kirlilik arasında, Türkiye kitap okumuyor. Piyasada onca kitap raflarda çürümeyi bekliyor adeta. Emekler heba oluyor. Ciddi bir yazar çokluğu ve edebi kirlilik mevcut. Sosyal paylaşım sitelerinde durum daha da vahim bir hal alıyor; sözde edebiyatçıların özellikle şiire verdikleri zararların ise artık telafisi mümkün görünmüyor. Türkiye kitap okumuyor, okuyamıyor. Ana fikirleri kayıp bir dolu cümle içinde, okuma sevgisi de bitiyor. Alıntılar öyle alıntılıktan çıkar olmuş ki, benzer fikirler söz oyunlarıyla, dönüp dönüp, tekrar tekrar önümüze geliyor. Özgün ve kendiliğinden diğerleri arasından sıyrılan çalışmaların sayısı gün geçtikçe azalıyor.              Yazarken göz ardı edilen gerçek şu ki; esas kitap okuyucuları kibirlidir. Çabuk sindirir var olanı ve yeniliğe açtır. En tanınmış yazarlar bile, beğenilen eserleri dışında, sürekliliği sağlayamadıkları takdirde aynı sonla karşı karşıyadır. Unutmayın ki gerçek kitap okuyucuları seçicidir ve kalite isterler.

Yazabilmek, her şeyi sorgulamak, anlamak, analiz yapmak ve bunu da yetenekleri dâhilinde okuyucuya en anlaşılır şekilde, özlük dilimiz olan Türkçeye zarar vermeden, anlatmak gerekliliğini beraberinde getirir. Yazan insan kibirden ve egodan arınmış, bu işe sadece gönlünü koymuş olmalıdır. Yazdığı her kelime ve cümleyi önceden planlamalı, gelişi güzel cümleler kurmamalıdır. Çünkü birileri anlattıklarını mutlaka ciddiye alacaktır. Yazan insan, yeteneği dâhilinde bilgiyi de kuşanmalı, asla ahkâm kesmemelidir.

İnsanlardaki karakter ve düşünce farklılıklarını yansıtmak, bazen de farklı pencereler aralamak, unutulmuş değerleri anımsatmak, toplumsal olayları irdelemek, kısaca okuyucusuna mesaj vermek değilse bile, onlara yeri geldiğinde kılavuzluk yapma görevini üstlenmek demektir. Aksi takdirde, hatırattan öteye geçmeyen, sabun köpüğü misali yok olmaya mahkûm, bir yığın kitap çöplüğü bizi beklemektedir. Her kalem, farklı bir renk, ayrı bir tat vermelidir okuyanın dimağında. Farklılıklarımızdır bizi özel kılan, diğerlerinden ayrıştıran. Hevesleriniz ve hobiniz olarak görüp sürdürüyorsanız bu işi, o zaman gereken tevazuu göstermeli kitaplaştırdığınız yazı ve şiirler edebi nitelikte değilse, buna eser muamelesi yapmamalısınız. Her daim kendinizi ve ufkunuzu güncel tutmalı, yazdığınız kadar okumalı kelime haznenizi de geliştirmelisiniz. Özetle, işe önce “Yazar” değil, “Yazan” olmakla başlamalısınız.

Ayla Kapıcı

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git