HADSİZ KELAMLAR

HADSİZ KELAMLAR
27 Eylül 2014 tarihinde eklendi, 1.443 kez okundu.

Bu ülkede kitap okunmuyor diye dert yanıyor yurdumun aydın insanları. Türkiye okumuyor, Türkiye yazıyor. Her önüne gelen almış kalemi eline düzinelerce kelam diziyor. Yazarcıklar, şairciklerle dolu etrafımız. Elbette bunca kirlilik arasında, Türkiye kitap okumuyor. Çünkü nereden ve kimden başlayacağını bilemiyor. Tercihen de kitaplar raflarda çürüyüp gidiyor. Sosyal paylaşım sitelerinde ki kirlilik diz boyu, sözde edebiyatçıların içinde, boğazıma kadar batmışız. Farklı iki kelam edeceğim diye, bir sürü çirkin söylemlerle, şiirler adeta yatak odasına çevriliyor. Sevgiliye sövülüyor, aşk paçavra misali yerlerde sürükleniyor. İnsanlığa küfür ediliyor ve bunun adına da edebiyat, kendine de yazar diyebilecek kadar hadsizleşebiliyor sözüm ona yazarlar. Edebiyatın  “edeb’i” olan kısmı yitip gitmiş.

Türkiye kitap okumuyor, okuyamıyor. Okumaya değer görmüyor. Ana fikirleri kayıp bir dolu cümleler içinde, okuma sevgisi de bitiyor. Alıntılar öyle alıntılıktan çıkar olmuş ki, benzer fikirler, söz oyunlarıyla, dönüp dönüp tekrar tekrar önümüze geliyor. Edebiyatın tarihini merak edip şöyle bir gözden geçirenler bilirler ki, her yazar her dönemde, kendini ve tarzını yenilemiş, eskiyi eleştirip, farklı anlatımlarla yoluna devam etmiştir. Şimdi ise, bırakın yeni bir tarz türetmeyi,  sağdan soldan taklitlerle Alıntı ötesi Çal/ıntı’larla, edebiyatın turşusunu kuruyor. Bu tuşunun sirkesi öyle çok kaçmış ki, resmen dili buruyor.

Yazan olmak için duygu insanı olmak, her şeyi sorgulamak, anlamak, analiz yapmak ve bunu da yetenekleri dâhilinde okuyucuya en anlaşılır şekilde, özlük dilimiz olan Türkçeye zarar vermeden anlatmak gerekir. İnsanlardaki karakter ve düşünce farklılıklarını yansıtmak, bazen de farklı pencereler aralamak gerekir. Her zaman mesaj vermek değil, unutulmuş değerleri de hatırlatmak gerekir. Her kalem, farklı bir renk, ayrı bir tat vermelidir okuyanın dimağında. Farklılıklarımızdır bizi özel kılan, diğerlerinden ayrıştıran. Bu farklılıkları anlatmak, taklit yapmaktan daha önemli olan, farklı bir tarz oluşturmaktır. Yazan insan kibirden ve egodan arınmış olmalı, bu işe sadece gönlünü koymuş olmalıdır. Yazdığı her kelime ve cümleyi önceden planlamalı, gelişi güzel cümleler kurmamalıdır. Yazan insan, yeteneği dâhilinde bilgiyi de kuşanmalı, ahkâm kesmemelidir. Yeri geldiğinde eleştiriye açık olmalıdır. Yazan insan, her türlü bilgiye aç olmalı, okuyucusuna doğru olanı sunmalıdır. Önce “Yazar” değil, “Yazan” olmalıdır.

Ayla KAPICI…

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git