İKLİMSİZ

İKLİMSİZ
13 Haziran 2016 tarihinde eklendi, 1.227 kez okundu.
13407281_1719806311577452_790733178603380315_n
          Bir dilek/le başlar bazen hayata dair arzular; dünyevi ve sıradan bir niyettir tuttuğun oysa. Ama gel gör ki sığmaz ne ellerine ne de avuçlarına; adı üzerinde erişilmez olduğu kanısına kapılırsın, duandır neticede. Allar pullarsın dimağında, sanırsın ki dünyada tek kusursuz insan odur. “Hoş geldin!” der, alırsın içeri ve göz bebeklerinde ışıldar mutluluk.
Sağ omzuna yerleşmiş melek fısıldar kulağına, “Etme, aslı astarı insan. Gördüğün resme dikkatle bak,” diye. Dinlemez, fitneden sayarsın. Çünkü o sırada şeytan gönlüne hoş eder tüm evreni. Kör gibi bakarsın aslını gördüğün her şeye. Duymazdan gelmeyi öğrenirsin sonra sonra… Başlar kendinle doğru-eğri arasındaki savaşın. Bilirsin, susmayı öğrenirsin.
Demlere, telvelere verirsin kuşku dolu uykularını. Bir gram huzur girmez olur gönül hanene. Yüzleşmek istemez, hep bir bahane bulursun ille de sevmek için. Karış karış arşınlarsın ona gidecek ne kadar yol varsa… Oysa çıkmazdır bütün gidişlerin. Dönüp dönüp kaybolursun kendi etrafında… Ama gel gör ki ritmi bozuktur sevgilinin…
(Tanıtım Bülteninden)
İKLİMSİZ KİTAP ALINTILARI
Ayrılıklar insanın içini kanatıyordu. Ölüm gibi uzak mesafelere gebe bırakıyordu ve zorunda bırakıyordu unutmaya. Zamanla her şey/in hiç/e dönüşümüydü. Çirkindi vedalar, yüzü soğuk, kendi soğuk…
İçimi kemirip duran kurtlardan, örümcek ağlarından arınmaya başlamıştım. Hayatın ritmi artık daha neşeli ezgiler çalıyordu kulaklarıma.
Sükûnetle günahlarımızdan arınıyorduk ve herkes kendi payına düşen günahın farkındaydı artık.
Ne zaman kanat çırpmaya hazırlansa bu kalp, her defasında mutsuz bir çocuğun sapanından çıkan taşa hedef olmuş…
Geçmiş, geçemediğinde ölümsüzleşir geçip gidenler…
Koca bir yalanın faturasını ödemek bana, tahsilatı ise kalan ömrüme düştü…
Sessizlik, yalnızlığın en ağrılı duruş biçimidir…
Nasip/le kısmet arasında pay ettim bu aşkı, geriye sadece kader kaldı…
Kader çizgisiyle didişmekten yorulmuş, nasiplere bırakmıştım geleceğimi yarına kaygılarımı atıp. Hayal gücüm de terk etmişti beni, yaşadığım hayal kırıklıklarından.
İnanç, umut hikmeti tartışılmaz bir anahtardır ve açmayacağı kapı yoktur.
Önceden planlanmış, kusursuz bir düzenin içinde, akıl-vicdan-inanç üçleminde sorguya çekiliyorduk. Takdir: Cennet, ceza: Cehennem…
Acı, keder hiç kimsenin değiştiremediği baskın karakterleri bile nasıl da sindiriyordu.
Aşkın ne haklı sebebi olabilir ki? Aşk işte, üç harf; bütün özeti kendi içinde…
Zaman, sadece bir örtü örter geçmişin üzerine…
İKLİMSİZ/Ayla Kapıcı

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git