MÜMKÜNSÜZÜM

MÜMKÜNSÜZÜM
13 Ekim 2014 tarihinde eklendi, 1.250 kez okundu.

                  37 - IAS                                     Mümkünsüzüm

Bugün, dışarı bir pencere araladım. Garip! Onca çokluğa rağmen nasıl da sıradanız. Karşıdan geçen araçları, önümden geçen insanları izledim. Kış mevsiminin bütün tezatlığını ortaya koyacak çelimsiz bir güneşe karşı duruyoruz. Manzaraya bakarken, gözüme takılanlarla düşüncelere daldım. Masa başında oturmuş çayımı yudumlarken, yüzümde güneşin çelimsiz sıcaklığı, ellerimde kışın soğuğu. Atmosferin etkisinden midir bilmem, rastlantısal bir karşılaşmayı yaşamayı diledim. Olmadı… Düşünce gücüyle oldurabildiklerimizden değilmiş. Anlık karşılaşmalar, düşsel rastlantılar, yalnız filmlerde oluyormuş. Senaristin kurmacasın dan ibaretmiş.

Gözümün ucuna takılan her insanı ve bir de kendimi düşündüm. Kim bilir belki de ortak dertlerimiz vardır, konuşamadığımız. Herkes bir diğerine yabancı. Duyduğumuz güvensizlik, gördüğün yüze tebessümü bile eksik etmiş. Korkuyoruz, ben sizden, siz de benden. Olmazı istemek çocukluktan bu yana en belirgin özelliğimiz. Bu yüzdendir hep hayal kırıklıklarımız, kendimize zarar bencilliğimiz. İstemsiz düşlerde beklediklerimiz. Mümkünümüz ise yokluğa teslim.

Az önce ki keyfim, anlamsız bir hüzne bıraktı yerini. Yalnızlık çıbanımın kaşıntısı tuttu yine. Küskünlüğüm bozdu, bütün barışçıl anlaşmaları. Öfkem geldi oturdu yine karşıma. Mümkünsüzlüklerim, belimi büktü yine. Büründüğüm kimlikten sıkıldım bir an, salıvermek istedim. Öyle ya aynının aynısı, hep aynı keyifle yaşanmıyor her zaman. İnsan bütün açlığına rağmen, günde tek öğün ve en az beş gün, aynı yemeği bile aynı iştahla yiyemiyor. Çok eskilerde fark edilmiş bir duygu olsa gerek ki atalar bile “Bal tutan, parmağından usanır.” demiş, kısaca benim kadar uzatmadan.

Keyifli bir gün dileğiyle oturduğum bu masada keyifsizim şimdi. Öfkem, öyle elektrik yükledi ki yine attı bütün sigortalarım. Nafile! Mümkünsüzüm… Nafile kalkıp gidemem ben bu masadan. Cesaretim, düşlerime eşlik, hak hakkını bana teslim etmez. Mümkünlüye gitmek için pusula yönü göstermez. Ne mekanın önemi var, ne de duyguların. Gerçeği yaşamak dışında hayaller nafile. Duygularım, yarına kapı açmaz. Kuş olup uçamam, şimdi bir deniz kenarına, tırmanamam heybetli bir dağın tepesine. Tek çare şimdi bu masadan kalkıp, olmak zorunda olduğun yere, bürünmek zorunda olduğun kimliğe bürünmek. Çay da keyif vermez, kışın çelimsiz güneşi de. Mümkünsüzüm… Ben gitmeliyim artık.

Ayla Kapıcı

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git