SİZ NEREDE HATA YAPTINIZ?

SİZ NEREDE HATA YAPTINIZ?
11 Ekim 2014 tarihinde eklendi, 1.298 kez okundu.

Ömründe en az bir kere ve en fazla milyon kere sorar insan kendine şu kahrolası soruyu:“ Ben nerede hata yaptım?”Şimdi bilmem kaçıncı milyon kere/dirin sonuncusu mudur, onu da bilmiyorum tabi; kaldı ki yaşadıkça sonunun gelmeyeceğini tecrübe ettiğim, malum soruyu şimdi kendime yine ve yeniden soruyorum. Kendime, evet: Çünkü bu sorunun tek muhatabı insanın yine kendisidir. Kimse sahiplenmez vesselam. Kimse ben yaptım demez, herkes haklıdır ya biraz, haksız tarafta olup, boyun bükmek o içimize yerleşen kibrin, doğasına aykırıdır çünkü. Hepimizin kendi vicdan ve akıl çıtasında bu soruya verdiği ortalama bir cevabı vardır. Ortalamadır çünkü bizler hiçbir şeyi tam yaşamamak gibi bir yazgının çocuklarıyız. Ve kader bazen önünüze öyle haklı nedenlerle çıkar ki, zaten isteseniz de kimseyi suçlayamazsınız. “Nasip!” der, geçersiniz nasipsizliğinize. Bir nevi örtülü ödenektir bu.

Plansız programsız markete gidip, asıl alacağını unutmaya benzer bazen hayat. Ve illaki döner gelir yine başa. Görmek ve bakmak arasındaki farkları öğretirler insana zamanla. Artık gökyüzüne gelişi güzel şekiller vererek baktığın bulutlar sadece buluttur. Çünkü hayal gücünü kaybettirir hayal kırıklıkları. Buruk bir hikâye, vefasız bir sevgili, kancık bir dost, riyakâr bir aşk ne varsa yaşanılan, umudundan çalar biraz biraz. Keder sızar, anımsarken gözlerinizden lakin hiçbir zaman eskisi kadar canınızı acıtmaz. Giderek soldurursunuz içinizde yeşermeye meyleden filiz tanelerini. Seni üzenlerle skoru eşitleyip, herkesleşirsiniz oysa sıradışı olmaya yeminliyken. Aptal bir gülümseme belirir, o anlarda yanaklarınızda. Anlarsınız ki, siz hep yanlış sandalyeye oturmuşsunuzdur. Salaklıkla saflık arasında kalan hataları bir kenara ayıklayıp, dünyanın en zekice kararlarını verdiğinizi sandığınız şeylerin pişmanlığıyla azarlarsınız kendinizi. Ve yaşam yaşatırken, öldürür insanı da biraz biraz…

“ Ben nerede hata yaptım?” diye sorarsanız ki ben hep soruyorum bunu ve aldığım tek yanıt hiç değişmiyor. Kiminde suçlu, çoğunda masum; bazısında günahkâr, bir çoğunda ise hep mazlumdum. Ne başkasına kötülük edecek kadar kötüydüm, ne de kendine iyilik edecek kadar iyi…

Ayla KAPICI…

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git