TERCİH MESELESİ

TERCİH MESELESİ
8 Ekim 2014 tarihinde eklendi, 1.196 kez okundu.

Tercih Meselesi

Hayatı çekilir kılmak için yazdım. Düşündüm, gördüm, duydum, yazacak çok şey buldum. Bütün kızdıklarımı anlattım. Belki de sizi güldürdüm belki de düşündürdüm. İkincisi tercih sebebim, düşündürmek. Çünkü biz düşünmeyi unuttuğumuzdan beri düşüncesizlik içeren eylemlerimiz çoğaldı. Düşündürmek uğruna fark edilmeyi diliyorum.

İsmimi ilk kez duydunuz, tanışıyoruz aslında. Çünkü ortak yaşadıklarımız. Kim bilir belki de bir yerlerde karşılaştık. Mektepli değil alaylıyım. Sırf bu yüzden düşüncelerimi bir kenara atmayın. Bu durum benim düşünmeme hiç engel olmadı, sizin de olmasın. Sadedi merak ettiğinizi bildiğim için tanıtım kısmını kısa kesiyorum.

Siz, insanlığı mektepli ve alaylı olarak ikiye böldünüz. Ben bizi tek tip gördüm. Çünkü benim öğrenme sürecim sizler gibi kısa sürmedi. Hâlâ devam ediyorum. Asgari dört ya da beş yılda insan olunur diye insanlığımı rafa kaldırmadım. Görmek istemeyene görünmeyen o kitabın her gün tozunu aldım. Sayfa sayfa okumaya devam ettim. Sözde âlimliği, cahilliğe tercih ettim.

Beraberinde yaşadığım her insana ya da insancıklara tevazu gösterdim. Kolay yolu hiç sevmedim. Hep dar yollara girdim. Yolda karşıma çıkan kurtlara hiç güvenmedim ama bunu hiç belli etmedim. Kırmak kadar basit eylemlere hiç kafa yormadım. Çünkü aklım değerliydi.

Ben düşündüm, çok düşündüm. Hiçbir yaşanmışlığı es geçmedim. Her şeyde bir ana fikir aradım. Bulduklarımı kişilik sayfama ekledim. Hamdım, oldum, piştim demedim. Türkçedeki çoğunun sevmediği neden sorusunu ben çok sevdim. Sevdim çünkü nedenler beni sonuca götürdü. Götürdü de ne oldu demedim. Sonucun beni götürdüğü yere bir daha asla gitmedim.

Ben düşündüm, çok düşündüm. Televizyon seyretmeyi banallik, basitlik görmedim. İzledim, izlerken düşünmeyi hiç unutmadım. Tartışma programlarını hiç sevmedim. Sonuca bir türlü gitmeyen, bir konunun herkese göresini dinlemek istemedim. Çünkü benim de bana görelerim vardı ve beni hiç kimse dinlemezken, ben onları dinlemek zorunda bırakılmaktan hep nefret ettim.

Kanalı değiştirdim. Öyle ya alternatif çoktu nasılsa. Gündüz kuşağındaki dedikodulara kulak kestim ama düşünerek izledim. Meğer ana haberler bizi kandırıyormuş, ülkede hiç sorun yokmuş. Kendi hayatlarını düzene sokamamış bir sürü hâline gelmişken, başkalarının hayatlarını merak etmeyi hiç anlamadım.

Sıkıldım, kanalı yine değiştirdim. İzlerken şaşkınlığımı gizleyemedim. Televizyona mahkeme kurulmuş, sunucu hâkim olmuş, herkes birbirini yargılıyor. İzlemeye devam ettim. İnsanlara hayret ettim. Jüri üyeleri tespih gibi dizilmiş, hiç görmedikleri olay mahallinin görgü tanıklığını yapıyor. Düşündüm… Ülkedeki adalet sistemi yavaş işliyor diye, televizyoncular destek kampanyası başlatmış olmalı dedim. Burada bir gülücük eklemek gerekJ

Geçim sıkıntısı var insanlar nasıl evlensinler diye düşünürken, banka hesap cüzdanını, mal varlığını alan gelmiş. Bunu duyanlar da toplanmış, mantık izdivaçları kurmak için. Nikâh masasına oturmadan oracıkta yapılmış mal paylaşımları sözde mantık evliliğinin. Bir de hiçbir şeyi olmayanlar da gelmiş, kendinde olmayanı sahiplenmek için. Düşündüm. Ne kadar güvensiz bir ortama teslim etmişiz kendimizi. Aşkla, sevgiyle kurulan kutsal sayılan evlilik makamını pazarlık yerine çevirip adına mantık evliliği demişiz, pazarlığı meşru kılmak için. Düşündüm. En güzeli belgesel izlemek ya da stand by tuşuna basmak.

Ben düşündüm, çok düşündüm. Düşüncesizlikle yapılan her şeyin ne kadar da tehlikeli olduğunu gördüm. Ben diye başlayan cümlelerim size kendimi anlattığımı düşündürmesin. Ben aslında bizi anlatmaya çalıştım. Sonuca bir türlü gelmeyen uzun yazılar yazmak istemedim. Bu yazının ana fikri düşündürmekti. Ben tadında bırakıp, burada kestim, şimdi siz devam edin…

Ayla KAPICI…

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git