UNUTULMUŞ SORULAR

UNUTULMUŞ SORULAR
8 Ekim 2014 tarihinde eklendi, 1.399 kez okundu.

UNUTULMUŞ SORULAR

Mesnetsiz bir kavgada, ana fikirleri kayıp bir düzine cümle içinde doğruyu aramak boşa harcanmış bir zaman diliminden öteye gitmiyor. Eyleme geçemeyen söylemler, tutulmayan insanlık yeminleri artık tövbe tutmaz oldu. Bozuk bir düzenin çarpık işleyen dişlilerinin arasında sıkışıp kalmış, canı yanan ve canı yandıkça da can yakan insanlar haline geldik. Akli irademizi öfke ve kinle kontrol altında tuttuğumuz için mantığı devre dışı bırakıp; akıl dışı hareketlerle resmen birbirimizi yağmalıyoruz. Şiddet sinsi bir yılan gibi etrafımızda dolanıp duruyor. Asaleti kalmadı artık kavgaların da. Bozuk para gibi harcıyoruz bizi biz eden ne varsa. Nereye gitti o övündüğümüz insan sevgimiz, nerede hoşgörümüz?

İsteklerimiz hiç bitmiyor. Alın teri dökmeden, zahmete girmeden para istiyoruz. Parayı bulsak, hani huzur diyoruz. Huzur bulsak, şükretmeyi unutuyoruz. Kocaman yalnızlıklarınız içinde, asılsız dostlar ediniyoruz. Bu yüzden yalnızlık kaçınılmaz ezberimiz olarak kalmaya devam ediyor. Unutuyoruz, insan boşluğu içinde yaşıyorsa eğer, bir dolu kalabalıklar içinde de olsa yine yalnızdır. Sevmeden sevilmek istiyoruz. Dokunduğumuz her tende yaşanan kasık ağrılarını aşka benzetip, hercai aşklar yaşıyoruz. Ne ruh, ne kalp devrede. Aşkı kelebekler misali gündelik yaşıyoruz. Sonra çıkıp aşk öldü yahu, yok bu zamanda diye sitem ediyoruz. Henüz ne olduğunu bile yaşamadan kendimizce tanımlar uydurup, her gidenin arkasından da küfür etmeyi unutmuyoruz. Sanki biz çok derin sevdik ya derinlik bekliyoruz. Dillere destan aşklar yazdıran, nerede o ince ruhumuz?

Bahar gelse yaz; yaz gelse kış istiyoruz. Gece olsa gündüze; gündüz olsa geceye kahır ediyoruz. Hep şikayet hep şikayet… Mutlu olmayı bilmeyince, mutsuzluk da kaçınılmaz oluyor. Kusuru önce kendimizde aramak yerine “ Hayat zor” deyip geçiyoruz. Zor olan biz değil miyiz? Önce kendimizden başlasak eleştirmeye başkalarını yereceğimize. Sıkılmadık mı hep aynı nakaratlardan. Vicdan mahkemelerinde yargısız infazlardan, sureti aslına benzemeyen yüzsüzlerden, her şeyi bildiğini zannedip ahkam kesenlerden sıkılmadık mı? Dünyayı bir sirk alanına çevirenlerden, herkesi kendi gibi palyaço zannedenlerden, komutlarla hareket eden sirk maymunları gibi her yöne ayrı oynayanlardan sıkılmadık mı?

Ayla Kapıcı…

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git